Giriş Hüseyin Hilmi Işık (1911–2001) Türkiye’de dinî ilimler alanında dikkate değer bir şahsiyet olarak bilinir. Kimya yüksek mühendisi, askerî mensup, daha sonra İslam ailesinde eser vermiş bir âlimdir. :contentReference[oaicite:0]{index=0} “Evliya” kavramı ise İslam tasavvuf geleneklerinde Allah’a yakınlık hâliyle anılan kimseleri ifade eder. Bu bağlamda “Hüseyin Hilmi Işık evliya mı?” sorusu, hem biyografik yönleriyle hem de tasavvufî/ilmî çevrelerdeki değerlendirilmeleriyle ele alınmaya değer. Bu yazıda tarihi arka planı, akademik değerlendirmeleri ve günümüzdeki fikir ayrılıklarını inceleyeceğiz. Tarihsel Arka Plan Hayatı ve İlmî Faaliyetleri Işık, İstanbul‑Eyüp Sultan’da doğmuş, başlangıçta modern eğitim almış, kimya mühendisliği gibi alanlarda da kariyer yapmıştır. :contentReference[oaicite:1]{index=1} Ardından dinî ilimlerle yoğun…
8 YorumEtiket: de
Misafir Kelimesinin Eş Anlamlısı Nedir? Kültür, Dil ve Kimlik Üzerine Bir İnceleme Kelimeler, bir toplumun düşünme biçimini ve yaşam tarzını yansıtır. Misafir kelimesi de Türk kültürünün derin köklerinde yer alan, yalnızca bir “konuk”u değil; aynı zamanda bir gelenek, bir saygı biçimi ve bir toplumsal değeri temsil eden sözcüktür. Bu nedenle, “Misafir kelimesinin eş anlamlısı nedir?” sorusu, yüzeyde dilbilimsel bir merak gibi görünse de aslında kültürel bir yolculuğun kapısını aralar. Misafir Sözcüğünün Kökeni ve Anlam Derinliği “Misafir” kelimesi Arapça kökenlidir ve “musâfir” kelimesinden türemiştir. Arapçada “seyahat eden”, “yolculuk yapan” anlamlarına gelir. Yani misafir, aslında bir yolcudur; durağan değil, hareket hâlindedir. Türkçede…
8 YorumGüneş Merkezli Sistemi Kim İcat Etti? Bilimin ve Düşüncenin Dönüm Noktası Güneş merkezli sistem, yani Heliosentrik model, yalnızca astronomik bir keşif değil; insanın evrendeki yerini yeniden tanımlayan felsefi bir devrimdir. Bugün, Güneş’in merkeze alındığı bu modeli doğal bir gerçeklik olarak kabul ediyoruz. Ancak bu düşünce, yüzyıllar süren gözlemler, tartışmalar ve dogmalarla verilen bir mücadelenin sonucudur. Antik Dönem: Güneş Merkezli Düşüncenin İlk İzleri Güneş merkezli sistemin kökleri antik Yunan dünyasına kadar uzanır. İ.Ö. 3. yüzyılda yaşamış Samoslu Aristarkhos, bilinen ilk heliosentrik model önerisini geliştiren filozoftur. Aristarkhos’a göre, Dünya evrenin merkezi değildir; Güneş merkezdedir ve Dünya onun etrafında döner. Bu düşünce, dönemin…
8 YorumKapital Adlı Eser Kime Aittir? Bilimsel Bir Merakla Ekonomi Tarihine Yolculuk Bazı kitaplar vardır ki, yalnızca yazıldıkları dönemi değil, tüm insanlık tarihini değiştirme gücüne sahiptir. “Kapital” de bu kitaplardan biridir. Onu elinize aldığınızda sadece sayfalar arasında gezinmezsiniz; sanayi devriminin gölgesinde şekillenen modern dünyanın ekonomik sistemini, sınıf mücadelelerini ve toplumsal dönüşümleri anlamaya başlarsınız. Peki, bu dev eserin ardındaki isim kimdir? “Kapital” adlı eser kime aittir ve neden hâlâ bu kadar önemlidir? Karl Marx: Bir Filozof, Ekonomist ve Devrimci “Kapital” adlı eser, 19. yüzyılın en etkili düşünürlerinden biri olan Karl Marx’a aittir. Almanya’nın Trier kentinde 1818 yılında doğan Marx, felsefe, ekonomi ve…
14 YorumRegresyon (Gerileme) Nedir? Felsefi Bir Bakışla Ele Alınışı Filozofun Bakışı: Gerileme, İnsan Olmanın Bir Parçası Mıdır? Felsefe, varoluşun anlamını, insanın doğasını ve insanın karşılaştığı zorlukları anlamaya çalışan bir düşünsel süreçtir. Bu noktada, hayatın akışı içinde deneyimlediğimiz regrese olmuş bir düşünce, davranış veya ruh hali insanlık haliyle bağlantılı mıdır? Regresyon, kelime anlamıyla gerileme, geri gitme veya bir önceki seviyeye dönme anlamına gelir. Ancak, psikolojik ve felsefi açıdan gerileme, sadece bir geri dönüş değil, insanın varoluşsal bir noktada takılı kalması veya daha derin bir boyutta sorgulaması anlamına gelebilir. Hegel’in tarihsel gelişim görüşünden, Nietzsche’nin güç ve irade anlayışına kadar, regresyon olgusu düşünürlerin insanlık…
6 YorumKendini Büyük Gören, Büyüklenen ve Gururlu Kişiye Ne Denir? Sosyolojik Bir Analiz Toplumsal Gözlemin Sessiz Başlangıcı Bir sosyolog olarak insan davranışlarını gözlemlerken, bireylerin birbirine nasıl baktığı, kimin “büyük” kimin “küçük” görüldüğü sorusu hep dikkatimi çeker. Sokakta yürüyen, toplu taşımada oturan ya da sosyal medyada paylaşım yapan insanlar arasında, bir tür görünmez hiyerarşi vardır. Kimileri bu hiyerarşinin tepesinde olmayı hak ettiğini düşünür. Bu kişilere toplumda genellikle “kibirli”, “gururlu” ya da “büyüklenen” denir. Ancak bu kelimelerin ardında sadece bireysel bir özellik değil, derin bir toplumsal yapı gizlidir. Kendini Büyük Görme Olgusu: Toplumsal Bir Yansıma Kendini büyük gören kişi, genellikle kendi değerini başkalarının…
8 YorumGörelik, Görecelik Ne Demek? Edebiyatın Değişken Gerçeklikleri Üzerine Bir İnceleme Kelimelerin Gücüyle Başlayan Bir Yolculuk Bir edebiyatçı için her kelime bir evrendir. Her cümle, anlamın sınırlarını yeniden çizer. Görelik ve görecelik kavramları da bu evrenin merkezinde, insanın hakikati nasıl algıladığıyla ilgilidir. Edebiyat, mutlak doğruların değil; farklı bakışların, değişen anlamların sanatıdır. Bir karakterin gözünden anlatılan dünya, başka bir gözde tamamen farklı bir renge bürünür. İşte bu yüzden, edebiyat aslında bir görecelik manifestosudur — çünkü her hikâye, anlatıcısının aynasında yeniden şekillenir. Görelik ve Göreceliğin Anlamsal Katmanları Felsefede “görelik”, bir şeyin değerinin veya anlamının başka bir şeye bağlı olarak değişmesi anlamına gelir. Edebiyat…
6 YorumGuatr Olunca Ne Olur? Tarihten Günümüze Bir Hastalığın Toplumsal Serüveni Bir tarihçi olarak geçmişe baktığımda, insan bedeninin hastalıklarla verdiği mücadele her zaman bir toplumun aynası olmuştur. Guatr, yalnızca bir tıbbi sorun değil; aynı zamanda bir çağın beslenme düzenini, ekonomik yapısını ve hatta kültürel alışkanlıklarını da yansıtan bir hikâyedir. Tarih boyunca boynun ortasında belirgin bir şişlik olarak karşımıza çıkan bu hastalık, hem bireylerin yaşamlarını hem de toplumların sağlık politikalarını şekillendirmiştir. Guatrın Tarihsel Kökeni Guatr, tiroit bezinin büyümesi sonucu oluşan bir rahatsızlıktır. Ancak bu tanım modern tıbbın diliyle yapılmış bir açıklamadır. Antik çağlarda, özellikle de Çin, Mısır ve Anadolu medeniyetlerinde, guatrın nedenleri…
14 YorumGemi Neyi Simgeler? Tarihsel Bir Perspektiften Derinlemesine Bir İnceleme Geçmişi Anlamaya ve Günümüzle Bağ Kurmaya Çalışan Bir Tarihçinin Girişi Tarih, yalnızca geçmişin anlatıları değil, aynı zamanda bugünün dünyasını anlamamıza da ışık tutar. İnsanlar, kültürler, toplumlar zaman içinde evrilirken, nesneler ve simgeler de aynı şekilde evrilir. Bir tarihçi olarak, toplumsal yapıların ve kültürel değerlerin birer yansıması olan semboller üzerinde düşünmek oldukça öğreticidir. Bu bağlamda, gemi kavramı, tarihin farklı dönemlerinde insanlık için çok şey ifade etmiştir. Gemiler sadece taşımacılığın aracı değil, aynı zamanda toplumların evrimini, ekonomi politikalarını, ideolojileri ve kültürel inançları simgeleyen derin anlamlara sahip yapılar olmuştur. Gemi, insanlık tarihindeki en eski…
12 YorumPPM Hesabı Nasıl Yapılır? Matematik ve Eğlencenin Buluşma Noktası! Matematikle Gülümsemenin Zamanı Geldi! Herkese merhaba! Bugün bir konu var ki, çoğu insanın aklını karıştıran ama aslında hiç de korkulacak bir şey olmayan bir konu: PPM hesabı. “Nedir bu PPM, neyleyim?” diyorsanız, endişelenmeyin! Gelin, birlikte matematiksel bir yolculuğa çıkalım. Ama sakın “Bunu da hesaplamaktan ne çıkar ki?” demeyin, çünkü bugün hem kafa karıştırıcı hem de bir o kadar eğlenceli bir konuyu ele alacağız. Hadi, biraz eğlenelim! Erkekler ve PPM: Stratejik Yaklaşım, Hesaplanan Başarı! Erkekler, genelde işin çözüm kısmına girmeyi sever. Yani “PPM ne ya? Hemen hesaplayalım!” dediklerinde kimse şaşırmasın. PPM, aslında…
8 Yorum