İçeriğe geç

Kabullenme ne demek ?

Kabullenme Ne Demek? Toplumsal Yapıların ve Bireylerin Etkileşimi Üzerine Sosyolojik Bir Bakış

Kabullenme. Bu kelime, hem bireysel bir deneyimi hem de toplumsal bir olguyu içerir. Peki, ne demektir kabullenmek? Toplumun belirlediği normları ve kuralları içselleştirip, bunları sorgulamadan kabul etmek mi? Yoksa bir bireyin, kendisiyle ve çevresiyle barışma süreci olarak mı anlamlandırılmalıdır? Bir araştırmacı olarak, kabullenmenin yalnızca bireysel bir tercih ya da anlık bir durum olmadığını, aynı zamanda toplumsal yapıların, kültürel pratiklerin ve cinsiyet rollerinin şekillendirdiği dinamiklerle bağlantılı bir süreç olduğunu düşünüyorum.

Toplumlar, bireylerin nasıl davranması gerektiğine dair sıkı kurallar koyar. Bu kurallar zamanla normlara dönüşür ve bireylerin dünyayı nasıl algıladıklarını, hangi değerleri içselleştirdiklerini belirler. Kabullenme, bu normları kabullenmekten, bir ilişkide veya yaşam olaylarında bir durumu içselleştirmeye kadar geniş bir yelpazeyi kapsar. Ancak, bu süreçte toplumsal yapılar ve cinsiyet rollerinin büyük etkisi olduğunu unutmamak gerekir.

Toplumsal Normlar ve Kabullenme

Toplumlar, kabullenmeyi belirli çerçeveler içinde şekillendirir. Aile, eğitim, medya gibi toplumsal kurumlar, bireylerin hayata nasıl bakmaları gerektiğini, hangi değerleri benimsemeleri gerektiğini öğretir. Bu süreç, bazen bireylerin kimliklerini, arzularını ve hayallerini baskılarla uyumlu hale getirmelerine neden olur. Toplumsal normlar, özellikle farklı yaş ve cinsiyet grupları için belirgin bir biçimde şekillenir.

Örneğin, geleneksel bir toplumda kadınlar genellikle aile içindeki ilişkilerde ve duygusal bağlarda daha çok rol alırken, erkekler toplumda daha çok dışsal başarı, kariyer gibi yapısal işlevlerle ilişkilendirilir. Bu çerçevede, kadınların kabullenmesi beklenen şey daha çok duygusal ve ilişkisel düzeyde bir içsel uyumken, erkekler için toplumsal normlar, kariyer ve başarı gibi daha dışsal faktörleri kabul etmek üzerine kuruludur. Toplumsal yapılar, bireyleri bu normlara uyum sağlamaya yönlendirir, ancak bu kabullenme süreci bazen çatışmalarla da dolu olabilir.

Bir kadının, ailesindeki geleneksel rolünü kabullenmesi, toplumsal baskılarla şekillenirken, aynı toplumda bir erkeğin “başarı” üzerinden tanımlanması, yapısal kabullenmeleri gerektirir. Kadınlar daha çok ilişkisel bağlarla, duygusal denge ile tanımlanırken; erkekler, başarı, güç ve toplumsal statü ile özdeşleştirilir.

Cinsiyet Rolleri ve Kabullenme Süreci

Toplumsal cinsiyet rolleri, kabullenme sürecinin belki de en görünür olduğu alanlardan biridir. Toplum, kadınlardan ve erkeklerden belirli davranışlar, değerler ve roller bekler. Erkekler, toplumsal normlar gereği güçlü, dışa dönük, iş dünyasında başarılı ve lider olmaları gerektiği konusunda sürekli bir baskı altındadır. Kadınlarsa, genellikle duygusal, başkalarına özen gösteren ve ilişkisel bağlar kurmaya odaklı bir kimlik ile toplumda varlık gösterir. Bu rollerin içselleştirilmesi, kabullenme sürecini zorlaştırabilir çünkü bireyler, toplumun onlara biçtiği rolleri yerine getirmek zorunda hissederler.

Erkeklerin yapısal işlevlere odaklanması, onları toplumsal başarılar, ekonomik kazançlar ve güçlü olma gibi faktörlere zorlar. Kadınlarsa ilişkisel bağlarla, yani sevgi, şefkat ve empati gibi değerlerle daha çok bağlantılıdır. Bu noktada, kabullenme süreci farklı cinsiyetler için farklı anlamlar taşır. Kadınlar genellikle toplumsal normlara daha fazla uyum sağlarlar ve bazen kendi isteklerinden, arzularından taviz verirler. Erkeklerse, toplumsal yapılar tarafından onlara dayatılan güç ve başarı beklentileri arasında sıkışabilirler.

Kültürel Pratikler ve Kabullenme

Toplumda, kültürel pratikler de kabullenme sürecini belirler. Bir toplumun kültürel değerleri, bireylerin hayatlarına nasıl yön vereceklerini belirler. Bazı kültürlerde, aile içindeki roller ve normlar son derece katıdır. Kadınların evdeki geleneksel rollerini kabullenmesi beklenirken, erkeklerin de aileyi maddi olarak geçindirme sorumluluğunu kabul etmeleri gerektiği vurgulanır. Bu pratikler, bireylerin toplumsal cinsiyet rollerini kabullenmelerini zorlaştırabilir. Kadınlar, kendilerine biçilen bu rollerle toplumda daha çok sevgi ve saygı görürken, erkekler için başarı ve güçlü olma gibi normlar geçerlidir.

Bir kadın için, anne olma ve evin düzenini sağlama gibi pratikler, kabullenmenin bir parçası olabilirken; bir erkek için, kariyer ve toplumsal statü kazanma, kabullenme sürecinin önemli bir parçası haline gelir. Ancak bu kabullenme her zaman bireysel mutlulukla örtüşmeyebilir. Toplumsal yapılar, bireylerin özgürlüğünü ve kimliklerini şekillendirirken, bazen bu süreç içsel çatışmalara yol açar.

Sonuç: Kabullenme ve Toplumsal Yapılar Arasındaki Etkileşim

Kabullenme, yalnızca bireysel bir içsel süreç değildir; toplumsal yapılar, normlar ve kültürel pratiklerle şekillenen bir olgudur. Erkekler ve kadınlar, toplumsal normların şekillendirdiği farklı kabullenme süreçlerine tabidir. Erkekler daha çok dışsal başarı, güç ve statü gibi faktörleri kabullenirken, kadınlar genellikle ilişkisel bağlar, sevgi ve başkalarına özen gösterme gibi değerlerle özdeşleşirler. Ancak, bu kabullenme her zaman bireysel arzularla örtüşmeyebilir ve bazen toplumsal baskılarla uyum sağlamak zorlaşabilir.

Bu yazıyı okuduktan sonra, siz de kabullenme sürecini toplumsal deneyimlerinizle tartışmak isteyebilirsiniz. Kendi toplumsal deneyimlerinizde, kabullenmenin nasıl bir rol oynadığını, bu sürecin sizi nasıl etkilediğini düşünün. Toplumsal normların ve cinsiyet rollerinin şekillendirdiği bir kabullenme anlayışının, bireysel kimliğinizi nasıl etkilediğini sorgulamak, toplumsal yapıyı anlamada önemli bir adım olacaktır.

10 Yorum

  1. Umay Umay

    Kabullenme ne demek ? konusunda güzel bir giriş var, yalnız biraz yüzeysel kalmış gibi hissettim. Konuya biraz da böyle bakmak mümkün: Kabullenmek ne anlama gelir? Kabullenmek kelimesi iki farklı anlamda kullanılabilir: Ayrıca, psikolojik bağlamda kabullenmek, bir olay karşısında direnmeden, olduğu gibi görmek ve huzur bulmak anlamına da gelir . Bir durumu veya gerçeği benimsemek . Örneğin, “Çakır, yenilişi kabullenmiş görünüyordu” . İstemeyerek kendine mal etmek . Örneğin, “Adamcağız bu baş belasını kabullendi” . İnkar ve kabullenme nedir ? İnkar ve kabullenme , yas sürecinde yaşanan duygusal ve psikolojik evrelerden ikisidir .

    • admin admin

      Umay!

      Sağladığınız öneriler, makalenin gelişim sürecinde bana büyük bir yol haritası sundu.

  2. Göktun Göktun

    Giriş metni temiz, ama konuya dair güçlü bir örnek göremedim. Bu yazı bana şunu hatırlattı: Kabullenme aşaması nasıl geçer? Kabullenme aşaması , bireylerin yaşadıkları değişim veya kayıplarla daha sağlıklı bir şekilde başa çıkmalarını sağlar . Bu süreç genellikle şu adımlarla gerçekleşir: Kabullenme sürecini kolaylaştırmak için öneriler : İnkar : Gerçekliği kabul etmekte zorluk çekilir ve durum reddedilir . Öfke : Kaybın neden olduğu güçlükler ve adaletsizliklere karşı öfke duyulur . Pazarlık : Durumu değiştirmek veya hafifletmek için çözüm aranır . Depresyon : Kaybın gerçekliği kabul edildiğinde, üzüntü ve umutsuzluk hissedilir .

    • admin admin

      Göktun!

      Önerilerinizle tamamen hemfikir değilim ama teşekkür ederim.

  3. Alev Alev

    Başlangıç bölümü dengeli, ama sanki biraz güvenli tarafta kalmış. Bu noktada ufak bir katkım olabilir: Kabullenme cümleleri Kabullenme cümleleri arasında şunlar örnek verilebilir: “Ayrılığı kabullenmesi fazla sürmedi” . “Bu yapılanları bir türlü kabullenemiyorum” . “Takım maçın ortasında yenilgiyi kabullendi” . “Gerçeği aramak kolay ama kabullenmek zordur” . “Onu kabullenmen kaderinde yazılı” . “Seni olduğum gibi kabul ediyorum” . Kısaca inkar nedir? Yadsıma , kısaca bir işi, sözü veya bir şeyi yapmadığını, bilmediğini söylemek, inkâr etmek anlamına gelir. Ayrıca, ilgili ve bağlı bulunduğu bir şeye yabancı kalmak ve var olan bir şeyi yok saymak anlamlarında da kullanılır.

    • admin admin

      Alev!

      Kıymetli yorumlarınız, yazının mantıksal akışını düzenledi ve anlatımı daha açık bir forma soktu.

  4. Doruk Doruk

    Kabullenme ne demek ? üzerine yazılanlar hoş görünüyor, yine de bazı yerler kısa geçilmiş gibi. Burada eklemek istediğim minik bir not var: Kabul etmek ve kabullenmek aynı şey midir? “Kabul etmek” ve “kabullenmek” terimleri benzer bir anlam taşısalar da, farklı bağlamlarda kullanılır . Dolayısıyla, aynı şey değillerdir ; “kabul etmek” daha çok mantıksal bir onaylama eylemi, “kabullenmek” ise duygusal bir süreç olarak tanımlanabilir. “Kabul etmek” , bir fikri, öneriyi veya durumu onaylama, onay verme veya kabul edilen bir şeyin geçerliliğini tanıma anlamına gelir . Örnek: “Önerini kabul ettim” .

    • admin admin

      Doruk! Katkılarınız sayesinde çalışma yalnızca bir yazı olmaktan çıktı, daha etkili bir anlatım kazandı.

  5. Tuncay Tuncay

    Kabullenme ne demek ? için verilen ilk bilgiler sade, bir tık daha örnek olsa tadından yenmezdi. Daha önce denk geldiğim bir durumda şöyle olmuştu: İnkar etmek ne anlama geliyor? İnkâr etmek iki farklı anlamda kullanılabilir: Dini ve felsefi anlamda : İnkâr etmek, bir şeyi kabul etmemek, yadsımak, reddetmek anlamına gelir ve imanın zıddı olan küfür ve tekzib ile eş anlamlıdır. Psikolojik anlamda : İnkâr, bireyin özsaygısına potansiyel zarar verebilecek gerçeklerle yüzleşmeyi reddetmesi olarak tanımlanır. Bu, bir savunma mekanizması olarak işlev görebilir ve çeşitli şekillerde ortaya çıkabilir, örneğin yalan söylemek veya sorumluluğu başkalarına atmak gibi.

    • admin admin

      Tuncay! Sevgili katkı sağlayan kişi, fikirleriniz yazının akışını düzenleyerek onu daha etkili hale getirdi.

Umay için bir yanıt yazın Yanıtı iptal et

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

mecidiyeköy escort
Sitemap
tulipbet